Egemen Gazetesi Gerçeklerin Sesi
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ SONDAN
Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Enformatik Enstitüsü bünyesinde yer alan "UR
REKTÖR “SÖZ VERİYORUZ” DEDİ AM
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi öğrencileri, personeli ve Sivas kamuoyu üniversite
FETÖ operasyonu: 10 kişiye göz
Sivas'ta Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturm
9 Eylül Üniversitesi Rektörü P
İzmir'deki 9 Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Kasman, açılan bir soruş
Sivas'ta FETÖ operasyonuna 11
SİVAS merkezli 4 ilde FETÖ/PDY'nin şifreli haberleşme programı 'ByLock' kullandı
MERAL AKŞENER'İN PARTİSİ BAŞARILI OLABİLİR Mİ?

MERAL AKŞENER'İN PARTİSİ BAŞARILI OLABİLİR Mİ?

  Bu yazı 11 Eylul 2017, Pazartesi 03:15:55 eklenmiştir. 221 kez okunmuştur.
Yazar : Kürşat TECEL


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

MHP’de yaşanan kongre sürecinin hukukun etkisiyle tamamlanamamış olması muhalifleri yeni bir yola yönlendirmiş oldu.

Muhalefetin çıkışı ve söylemlerinin etkili olmasının başlıca nedeni 7 Haziran- 1 Kasım arasında yaşanan oy erimesine istinaden kaybedilen vekillikler ve o vekillerin bulunduğu illerdeki teşkilatların hayal kırıklığıdır.

7 Haziran’da elde edilen oy artışının nedeni olarak çok çalışmalarını gerekçe gösteren teşkilatlar, 1 Kasım’da yaşanan başarısızlığı Genel Merkeze ve Genel Başkana fatura ettiler.

7 Haziran seçim sonuçları MHP açısından başarılı görülse bile başarısızlıktan daha vahim sonuçlar doğurdu;aldığı oy oranı ile AKP’nin yıllardır sürdürdüğü tek başınalığı ortadankaldırdı. Bu durum MHP seçmeninin arzu ettiği bir sonuç olsa da ülke yönetiminde HDP’nin söz sahibi olabilme ihtimalini de beraberinde getirdi.

MHP rıza gösterse CHP MHP HDP koalisyonu kurulabilirdi.

AKP istese AKP MHP, AKP HDP,AKP CHP kombinasyonlarından biri de oluşabilirdi.

Birinci seçeneği MHP, ikinci seçeneği AKP redderek yeniden seçime gidildi.

AKP ile birlikte ülke yönetimi bazı önemli konularda MHP çizgisine evrildi. Terörle mücadelede başarılı bir dönem yaşandı, Devlet Bahçeli’nin çıkışları yönetimde karşılık bulmaya başladı.

Bu gelişmeler ile birlikte MHP’de kaynayan kazanın ısısı hiç düşmedi.

Kendisini MHP’li olarak ifade eden, başta merkez sağ kökenli seçmenler olmak üzere, başarıya hasret genç ülkücü kuşak ve profesyonel siyasetçiler kongre çağrıları yapmaya başladı.Kongre süreçlerinde yaşananları da hemen herkes biliyor.

15 Temmuz öncesi gündemi işgal eden MHP tartışmaları, 15 Temmuz sonrası MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin “Cumhurbaşkanlığı Sistemini” tartışmaya açmasıyla iyice alevlendi.

Referandumda, Devlet Bey’in aksine “Hayır” kampanyası başlatan ve Anadoluyu gezen MHP’li muhalifler,ortaya çıkan % 49 Hayır blokunun sayelerinde oluştuğu kanaatini taşıyarak yeni bir siyasi parti kurma çalışmalarına başladılar.

Meral Akşener liderliğinde kurulacak partiye ilk iltihak eden genel başkan adayı Ümit Özdağ oldu, sonra diğer bir genel başkan adayı Koray Aydın’da sürpriz yaparak yeni oluşumda yer alacağını duyurdu. MHP ile bağlarını kopartmış birkaç milletvekili de yeni partide yer alacak…

Çeşitli kaynaklarca ifade edildiğine göre kamuoyunun yakından tanıdığı birçok isime kurucular kurulu teklif edilmiş, bazılarından olumlu cevap alınmış, bu isimlerin kimler olduğu önümüzdeki günlerde netlik kazanacaktır.

Türkiye’de parti kurmaktan daha zor olan, kurulan partinin halkta karşılığının olmasıdır. Siyasi tarihimizi geriye doğru giderek inceleyecek olursak önemli dönemlerde, genelde darbe sonrasında kurulan partilerin başarılı olduğunu görürüz.

Özal’ın Anavatan Partisi seksen darbesi sonrası, Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Partisi 28 Şubat sonrası kurulmuştur. Bu yönüyle, Akşener’in ismi açıklanmayan partisi tek başına iktidara gelen diğer partilerle benzerlik göstermektedir.

Darbe sonrası süreçler son derece kaotik olduğu için vatandaş bunalımdan çıkış için alternatif arayışlara yönelmektedir. Mevcut atmosferde de vatandaşlarda bazı arayışların olduğu göze çarpmaktadır. Akşener’in lehine olan durum budur.

Mevcut şartlarda bazı aleyhine olan konu başlıklarının olduğunu da söyleyebiliriz. Bazı yönlerden diğer iki partiden (ANAP-AKP) farklılık gösterdiği göze çarpıyor.

Bunlardan birincisi, darbe girişimin başarısız olması ve neticesinde “Olağanüstü Hal” ilanı. Yani ülkeyi sivil bir iradenin yönetiyor olması ve o iradenin içeride ve dışarıda düşmanlarla boğuşan milli hükumet olduğu algısının  oluşmuş olması.

İkincisi, Tayyip Erdoğan gibi halkta karşılığı olan, kendisine ait bir seçmen kitlesi oluşturmayı başarmış tecrübeli bir siyasetçi ile rekabet edecek olması.

Üçüncüsü, siyasi rakiplerin Fetö ile Akşener hareketini birlikte kategorize eden söylemlerle yüklenecek olmaları. Fetö-Akşener iltisakı iddiası yeni değil! Çok eski olmasa bile,kongre çağrıları sürecinde Bahçeli ve artık Akşener’in yanında yer alan Koray Aydın tarafından sık sık gündeme getirilmiş olması toplumun belirli kesiminde soru işaretleri oluşturmaktadır. Hükumet kanadının da buna yönelik çıkışları mevcut, ilerleyen günlerde daha çok bu konu üzerinden propaganda başlatacak olmaları Akşener’i ve yol arkadaşlarını zorlayacak en önemli başlığın bu olduğunu gösteriyor. Ellerinde bulunan medya gücünü bu konuya yoğunlaştıracakları muhakkak!

Yeni kurulacak partide göze çarpan başka bir zafiyet daha var; Akşener, Özdağ, Aydın birlikteliğinin Kemal Dervişli, Hüsamettin Özkanlı günlerde ortaya atılan “Troyka” benzeri görüntü vermesi. Her üç kurucunun yandaşlarının disiplinden uzak ayrı ayrı üç lider etrafında klikleşmesi. Her an bir birini tezvir edecek gibi görüntü vermeleri bütünleşmiş bir birlikten ziyade protez bir bünyeyi çağrıştırıyor.

Bunların dışında Akşener siyasetinin batıda yaşayan seçmen tarafından dikkatle izlendiği fakat taşrada aynı etkisinin bulunmadığını düşünüyorum. MHP Kökenli seçmen dışında kalan,Türkiye’deki siyasi tabloyu değiştirecek oranda AKP seçmenine ulaşılabilmiş değil. Dengelerin Tayyip Erdoğan aleyhine değişebilmesi için mutlaka AKP seçmeninden belirli oranda oy alması gerekiyor.

Cumhurbaşkanı adaylığını erkenden açıklayan Akşener’in seçilmesi AKP blokunda büyük bir yırtılmanın olmasına bağlı. AKP-MHP ittifakının karşısında yer alacak olan Akşener-CHP ittifakı muhafazakar seçmenin tercih edeceği bir ittifak olma ihtimalinden uzak duruyor. CHP’nin HDP ile oluşturabileceği seçim ittifakı da Akşener’in Cumhurbaşkanlığı seçiminde yalnız kalma ihtimalini güçlendiriyor.

Yukarıdaki değerlendirmelerin sonucunda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; Akşener’in siyasi geleceğini 2019 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde 2. Tur’a kalıp kalmayacağı belirleyecektir. Yani ilk turdaki rakibi Tayyip Erdoğan değil, CHP’nin çıkartacağı adaydır! İlk turu geçebilirse Tayyip Erdoğan’a rakip olabilecektir.


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us twitterTwitter
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
 

Diğer Kürşat TECEL Yazıları
 
Tüm Cumhuriyet Üniversitesi Haberleri Için Tiklayiniz.
 
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ GERİLEMEYE DEVAM EDİYOR!
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ ARAÇSIZ KALDI!..
AHAT TÜRKMENOĞLU SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF.DR. İLYAS DÖKMETAŞ'A VERDİ VERİŞTİRDİ...
CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ SİVAS'IN GERİLEMESİNİNDE ÖNEMLİ PAY SAHİBİ Mİ OLMUŞ ?
C.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünün Alkollü Gezisi
[ Tümünü Göster ]
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
© Copyright Gazi SOFT Haber Yazılimı V1.0.5
Her hakki saklıdır.
Bu Site haber scripti Sistemi kullanilarak Gazi Soft Tarafindan Hazirlanmistir.